Mahmut Ergin: “Kırk yıl yazdım, kırk yıl göstermedim.”
Erzurum'da bir öğretmen olarak geçen kırk yılın ardından ilk kez yayımlanan Mahmut Ergin ile konuştuk.
Orhan Kadir Taş ·
Mahmut Ergin ile Erzurum'da, kendi deyimiyle “kırk yıl ders anlattığı” okulun karşısındaki bir çay ocağında buluştuk. Elinde eski bir dosya vardı; içinde otuz yılı aşkın süredir kimseye göstermediği şiirler.
— Neden bu kadar beklediniz?
“Beklemedim ki. Yazdım. Yayımlamak ayrı bir iş. Ben öğretmendim; başkalarının şiirini okuttum. Kendi şiirimi okutmak bana biraz... küstahlık gibi geldi hep. Sonra yaş ilerledi. Küstahlık meselesi de ortadan kalktı. Geriye sadece dosya kaldı.”
— Birce'ye başvurmaya nasıl karar verdiniz?
“Torunum gösterdi. ‘Dede, burada seçiyorlarmış, para istemiyorlarmış' dedi. Ben de baktım, bir çağrı var. Tema kar. Bende kar çok. Gönderdim. Açıkçası cevap beklemiyordum. Cevap gelince iki gün oturdum.”
— Şiirinizde susmak çok geçiyor.
“Babam kar yağarken konuşmazdı. Ben de öyle yaptım. Ama fark ettim ki susmak, konuşmamak değil. Susmak bir şeyi bekletmek. Kırk yıl bir şeyi beklettim. Şimdi konuşuyor.”
— Genç şairlere ne söylersiniz?
“Acele etmeyin demeyeceğim, çünkü ben çok acele etmedim ve iyi de olmadı. Şunu söyleyeyim: yazdığınızı saklayın ama saklamayı bir amaç hâline getirmeyin. Dosya çekmecede kalırsa dosya olur, şiir olmaz.”
Bu yazı Birce editör kurulunun onayıyla yayımlanmıştır.