Sessizliğin Sözdizimi
Modern Türk şiirinde boşluk, duraklama ve satır arası: söylenmeyen neden söylenenden güçlüdür?
Birce Editör Kurulu ·
Bir şiiri okurken gözümüz sözcüklerin üzerinde gezinir; oysa şiirin asıl işi çoğu zaman sözcüklerin arasında görülür. Satır sonunda bırakılan boşluk, kıtalar arasındaki nefes, hatta noktalamanın eksikliği — bunların hepsi birer sözdizimi öğesidir.
Türk şiirinde bu bilinç, özellikle İkinci Yeni'den sonra keskinleşti. Dizenin bittiği yer artık cümlenin bittiği yer olmak zorunda değildi. Şair, okuru bir yerde durdurup bekletebiliyordu. Bu bekletme, anlamı geciktirmenin ötesinde, anlamı üretmenin kendisi hâline geldi.
Birce'ye gelen başvuruları okurken en sık karşılaştığımız durum şu: genç şairler söylemek istediklerini fazlasıyla söylüyor. Oysa iyi bir şiir, okuruna güvenir. Ona tamamlanacak bir şey bırakır.
Elif Sena Yıldız'ın 'Kelimeler Arasında' şiirinde geçen 'nefes alanı' ifadesi tam da bunu anlatıyor. Mimarlıktan ödünç alınan bu kavram, şiirde karşılığını bulduğunda metin havalanıyor.
Sessizlik bir eksiklik değildir. Doğru yerde bırakıldığında, en yüksek sesli dizedir.
Bu yazı Birce editör kurulunun onayıyla yayımlanmıştır.